İşlerimin çok yoğun olması sebebiyle, blogumuza uzun bir süredir yazılar yazamadım. O kadar çok çalışıyorum ki, kızımı, eşimi bile sadece 2-3 saat ancak görebiliyorum. Ama bu yoğunlukta geçecek ve eskisi gibi ailemle bol bol vakit geçireceğiz.
Bitanem, son günlerde biraz hasta. Üşütmüş. Burun akıyor, öksürüyor, halsiz, keyifsiz, anneyi istiyor yanında ama anne işe gitmeye mecbur.. Doktora götürdük ve ilaçlarını veriyoruz, şuruplarını içirmek çok zor. İlaç içmeyi hiç sevmiyor. İlaç içince iyileşeceğim diyor ama yinede zor içiyor. Şimdi daha iyi. Ama hastalığı sebebiyle daha nazlı, beni işe göndermek istemiyor, ben ondan ayrılınca da mutsuz oluyor. Artık telefonda daha rahat konuştuğumuz için, telefonla birazda olsa hasret gidermeye çalışıyoruz.
Öykü hakkında o kadar çok yazacak şey biriktiki, çok şey öğrendi, artık her şeyi konuşuyor, terlediyse terlediğini, üşüdüyse üşüdüğünü, kısaca, neye ihtiyacı varsa onu dile getiriyor. Zıt kavramları biliyor (boş-dolu, açık-kapalı, iç-dış, güzel-çirkin, iyi-kötü….) meslekleri de öğrendik bunu ayrı bölümde detaylı yazacağım ama kısaca işyerinde çıktısını aldığım meslek resimlerini eve götürürek, pastel boyalarla boyadık ve boyarken de kimin ne iş yaptığını anlattım. Astronot ne yapar kızım dediğimde “ uzaya gider “ diyor ama uzayı söylerken de yukarı gökyüzünü gösteriyor (bunu ben göstermedim). Aşçı, Öğretmen,Doktor,Kasap vs.. bütün bu meslekleri boyayarak öğrendi. Renklerden, özellikle kırmızı, mavi ve yeşili biliyor, diğerlerinin ismini sayıyor ama şaşırıyor. Hayvanlardan çoğunu biliyor ve sesleriyle taklit ediyor. Ben şarkı söylerken devamını söylüyor. Baş parmak, işaret,orta,yüzük ve serçe parmaklarını sayıyor fakat zaman zaman şaşırıyor. Banyo yapmayı hala çok seviyor, küvetin içinde yüzüyor, eliyle burnunu kapatarak, yüzünü suya batırıyor (dalıyor), bizim havuza atladığımız gibi, suya atlıyorJ benim köpek balığı olup, onun peşinden koşmama bayılıyor, anne “ köpekbalığı ol” diyor.
SEVGİ yi çok güzel öğrendi. Baba seni çok seviyorum, Anne seni çok seviyorum, hepinizi seviyorum diyor. Geçen günde bebeğini kucağına almış, tıpkı benim kendisini sevdiğim gibi, sarılarak, seni seviyorum diyordu. Bir çocuğun SEVGİ yi öğrenmesi ne kadarda önemli. Kim olursa olsun, bence sevdiğimizi herkese söylemeliyiz. Annemize, babamıza, eşimize, çocuğumuza, kardeşimize, arkadaşımıza, kim olursa olsun.. Bir “ SENİ SEVİYORUM” kelimesini duymak ne kadarda güzel.. Karşındaki insanı mutlu eden bir kelime.. Sevgi olan yerde kötülük olmaz diye düşünüyorum. Birgün gelip, sevdiğimizi söylemediğimiz insanları kaybedebiliriz. O yüzden, hadi bugün sevdiğimiz kişilere “ SENİ SEVİYORUM” diyelim. Ne dersiniz?....
