Oyun kartları
Gönderen
öykü özdemir
on 12 Ocak 2009 Pazartesi
Etiketler:
Aktiviteler
/
Comments: (0)
http://www.eslflashcards.com/ adresinden almış olduğumuz kartlarla, kim ne yapıyor sorusunu sorduk bu hafta sonu. “ Diş fırçalayan, yemek yiyen, spor yapan,ağlayan, yüzen, balık tutan, şarkı söyleyen, ip atlayan vs.. “ resimleri göstererek, tek tek, ne yapıyor diye sorduğumda, hepsine doğru cevaplar verdi. Ama çabuk sıkılarak, kartları alıp, sigara böreği sardı annesi gibi
Anne ile sohbet..
Gönderen
öykü özdemir
Etiketler:
Günün Mutluluğu
/
Comments: (0)
Kızım büyümüşte annesiyle sohbet etmelere başlamış. Çok güzel, anneyle konuşman bebeğim..
Herşey seninle güzel bitanem..
Hafta sonları gelince çok mutlu oluyorum, çünkü ailemle geçireceğim iki gün oluyor. Sabah uyanışlarım daha huzurlu, günüm daha mutlu geçiyor.
Bu hafta sonu da yine güzel hafta sonlarından biriydi. Kahvaltımızı yaptıktan sonra, babaanne, Sergül ve Bahar hala ile Oğuz ve Pınar’ı da alarak, Acity Alışveriş Merkezine gittik. Öykü, burada bulunan çocuk bahçesine onun tabiriyle “zıpzıp”ları çok seviyor, akşamdan beri, zıpzıpa gideceğim diye çok heyecanlanıyordu. Tabi, AVM de biraz gezdikten sonra, zıpzıplara gittik. Yine çok eğlendi. Zıpladı durdu. Baba sen gel bana ban, baba sen git, babaanne gelsin bana baksın, orada bulunan herkesi çağırıp, kendisine baktırdı:)
Evimize dönüşte çok yorulduğu için arabada uyuyakaldı. Akşama babaanneler ve Bahar halalar, yemeğe davetliydi. Bir ara beni çağırarak “ anne evcilik oynayalım, hala sende gel dedi “ Bahar halasına ve bana yemekler yaptı. Çaylar, kahveler ikram etti. Akşam babaanneler bizdeyken:
Öykü-Babaanne sen kötüsün, büyükbaba sen kötüsün, hala sen kötüsün, baba sen kötüsün, anne sen kötüsün”
Anne- eee kızım kim iyi?
Öykü: Ben iyiyim”
Anne :Hayır sen kötüsün
Öykü : Hayıııırrrr ben iyiyim”
:):):)
Kaldırdığımız oyun çadırını nereden hatırladıysa, onu kurdurdu, ama çok mutlu oldu. İçinde zıpladı, dans etti, yemek yaptı, vs.. Günün sonunda anne yorgun ama mutlu, Öykü de mutlu bir şekilde uyuduk..
Pazar günü evimizdeydik. Kahvaltıdan sonra babamızı sitenin toplantısına gönderdik, bizde Öykü ile evcilik oynadık. Bana yemekler yaptı. Et yaptı, çorba yaptı, kek yaptı. Tadına baktı “ hımm çok güzel olmuş “ dedi. Ben yok güzel olmamış deyince “ hayırrrr çok güzel olmuş “ diye itirazlar etti:) Telefonda konuşmalar yaptık. Ben işteyim, Öykü evde. Öykü ağlıyor, annesi işten çabucak geliyor:) Yaramaz, demekki bazen telefonda masus ağlıyormuş:) Bu hafta sonu banyomuzu gündüz saatine aldık ve banyoda da çok keyifli dakikalar geçirdik. Küvetin içinde, havuzdaymış gibi hareket ediyor, havuza atlıyor, dalıyor, ayaklarını küvetin dışına çıkartıp “ Dodo (Coşkun) böyle yapıyo anne “ diyorJ, yalnız, banyoda saçına şampuan sürdürmeyi hiç sevmiyor. Zoraki şampuanlıyorum. Güzel bir banyonun ardından uyuyakaldı. Akşama Hülya halasındaydık, Oğuzla oynadılar, resim yaptılar. Gece yatarken, uzun bir sohbet ettik güzel kızımla. Artık her şeyi konuşuyor. Yatmadan önce, ona kendisinin yaptığı, yaşadığı günlük olayları masal şeklinde anlatıyorum. Dün gecede yine anlattıktan sonra, hadi kızım, şimdi de sen bana masal anlat deyince, kendi yaşadıklarını anlatıyor banaJ Anne ise gitmis, baba, Öyküyü babaanneye götürmüs, büyükbabada varmıs, halada varmıs Oğuzda gelmis, Pınar da gelmis…. Diye masalını anlatmaya devam ediyor. Maşallah bitanem sana…Dün akşam ilk kez, anne küçük Öykü nerede diye soru sordu bana. Şimdi, Öykünün büyüdüğünü ve küçük Öykünün nerede olduğunu açıklamakta güçlük çektim. El hareketleriyle sen doğduğunda işte bu kadardın, sonra bu kadar, sonra bu kadar, bu kadar,şimdide böyle oldun güzel kızım dedim. Ama anlamadı yine küçük Öykü nerede dedi. Bak şöyle anlatayım dedim. Oyuncak hamuruyla oynuyorsun ya sen dedim, kabından biraz aldın, o küçük bir parça dedim, ardından biraz daha aldın birleştirdin ne oldu dedim” büyüdü” dedi. İşte sende öyle büyüyorsun dedim.
Ama sorularımız başladı, ve vereceğimiz cevaplar çok önemli, Bazen tıkanacağım, bazen anlatmakta zorluk çekeceğim, ama umarım, sorularına uygun ve anlaşılır bir şekilde cevaplar veririm. Biliyorum uzun bir yazı oldu, ama yinede yaşadıklarımızı tam olarak kelimelere dökemiyorum. Canım kızım, ileride bunları okurken neler düşünecek, doğrusu çok merak ediyorum.
Ayrıca bunları da yazmadan geçemeyeceğim:
- Öykü maşallah uzun zamandır çok güzel kalem tutuyor ve yüz şekli çiziyor, (Gözleri, kaşları, burnu, ağzı, yanakları, saçları ve boynu olmak üzere). Kuru kalem, pastel boya, sulu boya her türlü boyalarla oynamayı çok seviyor.
- Oyuncaklarıyla daha güzel oynuyor. Babamızın aldığı oyuncak ev, mutfak setleriyle çok güzel oyunlar oynuyor. Legolarıyla merdiven, araba, vss yapıyor.
- Yemek yedikten sonra “ eline sağlık”,
Bir şey isteyip verince “ teşekkür”,
Hapşurunca “ çok yaşa” yada kendisine denildiğinde “ sende gör”,
Banyodan çıkınca “ sıhhatler olsun”,
Yeni şeyler giyinince “ çok güzel oldun” ,
Ayrılırken “ güle güle” gibi sözleri kullanıyor, maşallah kibar kızıma.. Zaten artık bütün kelimeleri söylüyor.
- Meyveleri, hayvanları, mobilyaları, hareketleri biliyor.
- Artık kapalı kapıları kulpundan açarak giriyor.
....................
Bu hafta sonu da yine güzel hafta sonlarından biriydi. Kahvaltımızı yaptıktan sonra, babaanne, Sergül ve Bahar hala ile Oğuz ve Pınar’ı da alarak, Acity Alışveriş Merkezine gittik. Öykü, burada bulunan çocuk bahçesine onun tabiriyle “zıpzıp”ları çok seviyor, akşamdan beri, zıpzıpa gideceğim diye çok heyecanlanıyordu. Tabi, AVM de biraz gezdikten sonra, zıpzıplara gittik. Yine çok eğlendi. Zıpladı durdu. Baba sen gel bana ban, baba sen git, babaanne gelsin bana baksın, orada bulunan herkesi çağırıp, kendisine baktırdı:)
Evimize dönüşte çok yorulduğu için arabada uyuyakaldı. Akşama babaanneler ve Bahar halalar, yemeğe davetliydi. Bir ara beni çağırarak “ anne evcilik oynayalım, hala sende gel dedi “ Bahar halasına ve bana yemekler yaptı. Çaylar, kahveler ikram etti. Akşam babaanneler bizdeyken:Öykü-Babaanne sen kötüsün, büyükbaba sen kötüsün, hala sen kötüsün, baba sen kötüsün, anne sen kötüsün”
Anne- eee kızım kim iyi?
Öykü: Ben iyiyim”
Anne :Hayır sen kötüsün
Öykü : Hayıııırrrr ben iyiyim”
:):):)
Kaldırdığımız oyun çadırını nereden hatırladıysa, onu kurdurdu, ama çok mutlu oldu. İçinde zıpladı, dans etti, yemek yaptı, vs.. Günün sonunda anne yorgun ama mutlu, Öykü de mutlu bir şekilde uyuduk..
Pazar günü evimizdeydik. Kahvaltıdan sonra babamızı sitenin toplantısına gönderdik, bizde Öykü ile evcilik oynadık. Bana yemekler yaptı. Et yaptı, çorba yaptı, kek yaptı. Tadına baktı “ hımm çok güzel olmuş “ dedi. Ben yok güzel olmamış deyince “ hayırrrr çok güzel olmuş “ diye itirazlar etti:) Telefonda konuşmalar yaptık. Ben işteyim, Öykü evde. Öykü ağlıyor, annesi işten çabucak geliyor:) Yaramaz, demekki bazen telefonda masus ağlıyormuş:) Bu hafta sonu banyomuzu gündüz saatine aldık ve banyoda da çok keyifli dakikalar geçirdik. Küvetin içinde, havuzdaymış gibi hareket ediyor, havuza atlıyor, dalıyor, ayaklarını küvetin dışına çıkartıp “ Dodo (Coşkun) böyle yapıyo anne “ diyorJ, yalnız, banyoda saçına şampuan sürdürmeyi hiç sevmiyor. Zoraki şampuanlıyorum. Güzel bir banyonun ardından uyuyakaldı. Akşama Hülya halasındaydık, Oğuzla oynadılar, resim yaptılar. Gece yatarken, uzun bir sohbet ettik güzel kızımla. Artık her şeyi konuşuyor. Yatmadan önce, ona kendisinin yaptığı, yaşadığı günlük olayları masal şeklinde anlatıyorum. Dün gecede yine anlattıktan sonra, hadi kızım, şimdi de sen bana masal anlat deyince, kendi yaşadıklarını anlatıyor banaJ Anne ise gitmis, baba, Öyküyü babaanneye götürmüs, büyükbabada varmıs, halada varmıs Oğuzda gelmis, Pınar da gelmis…. Diye masalını anlatmaya devam ediyor. Maşallah bitanem sana…Dün akşam ilk kez, anne küçük Öykü nerede diye soru sordu bana. Şimdi, Öykünün büyüdüğünü ve küçük Öykünün nerede olduğunu açıklamakta güçlük çektim. El hareketleriyle sen doğduğunda işte bu kadardın, sonra bu kadar, sonra bu kadar, bu kadar,şimdide böyle oldun güzel kızım dedim. Ama anlamadı yine küçük Öykü nerede dedi. Bak şöyle anlatayım dedim. Oyuncak hamuruyla oynuyorsun ya sen dedim, kabından biraz aldın, o küçük bir parça dedim, ardından biraz daha aldın birleştirdin ne oldu dedim” büyüdü” dedi. İşte sende öyle büyüyorsun dedim.
Ama sorularımız başladı, ve vereceğimiz cevaplar çok önemli, Bazen tıkanacağım, bazen anlatmakta zorluk çekeceğim, ama umarım, sorularına uygun ve anlaşılır bir şekilde cevaplar veririm. Biliyorum uzun bir yazı oldu, ama yinede yaşadıklarımızı tam olarak kelimelere dökemiyorum. Canım kızım, ileride bunları okurken neler düşünecek, doğrusu çok merak ediyorum.
Ayrıca bunları da yazmadan geçemeyeceğim:
- Öykü maşallah uzun zamandır çok güzel kalem tutuyor ve yüz şekli çiziyor, (Gözleri, kaşları, burnu, ağzı, yanakları, saçları ve boynu olmak üzere). Kuru kalem, pastel boya, sulu boya her türlü boyalarla oynamayı çok seviyor.
- Oyuncaklarıyla daha güzel oynuyor. Babamızın aldığı oyuncak ev, mutfak setleriyle çok güzel oyunlar oynuyor. Legolarıyla merdiven, araba, vss yapıyor.
- Yemek yedikten sonra “ eline sağlık”,Bir şey isteyip verince “ teşekkür”,
Hapşurunca “ çok yaşa” yada kendisine denildiğinde “ sende gör”,
Banyodan çıkınca “ sıhhatler olsun”,
Yeni şeyler giyinince “ çok güzel oldun” ,
Ayrılırken “ güle güle” gibi sözleri kullanıyor, maşallah kibar kızıma.. Zaten artık bütün kelimeleri söylüyor.
- Meyveleri, hayvanları, mobilyaları, hareketleri biliyor.
- Artık kapalı kapıları kulpundan açarak giriyor.
....................
