Çocukken, “ Susam Sokağı” adlı bir program vardı, çok severek izlerdik. Geçen aylarda, gazeteden kupon biriktirerek, “ Susam Sokağı-Elmo’nun Dünyası” adlı cdlerimize kavuştuk, hem Türkçe, hem İngilizce. Zaman zaman çok kısa aralıklarla Öykü’m çok severek izliyor, gelişiminde de çok katkısı olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Elmo’nun Dünyasında küçük balık var Dorati, Bay Saftirik var, çocuklar var,…. Hepsini maşallah biliyor, Bay Saftirik e çok gülüyor. “ Anne diyor, bay safitik, böyle dondurma yiyo” diyor, yada şöyle yapıyor, böyle yapıyor diye gösteriyor. Peki güzel kızım, küçük balığın adı ne diye soruyorum, “ Doati” diyor. …
Öykü’mün ayağını koklayıp, üff çok kötü kokuyor, dediğimde, nasıl gülüyor anlatamam, bu seferde kokluyor, anne kokuyor diyor gülüyor, anne bidaha yap diyor, belki de 5-6 kez, aynı şekilde yaptırdı bana, çok eğlendi.
Yatarken ben bir şey anlattım, durdu sonra dedi ki. “ hımm, anladım” öyle hoş söylemesi vardı ki, görülmeye değerdi.
Gece yatışlarımız çok eğlenceli oluyor. Gülüyor, eğleniyor, sohbet ediyor, sonra da uyuyoruz.
Ne oldu güzel kızım? " Bisey yok"
Önceki akşam, kızım, yılbaşı ağacının süsleriyle oynuyordu. Birden yüz şekli değişti, bir eliyle, diğer elini kapatarak, öyle masum bana bakıyor ki, hemen anladım, bir şey olduğunu. Ne oldu güzel kızım dedim. “ Bisey yok” dedi, Ama bir yandan da ellerini saklıyor. “ Ver elini bakayım bitanem” dedim, “ Anne bisey yok” demeye devam ediyor, göstermiyor bana. Ama, eline bir şey batmış, hafif kanamış, çok üzüldüm. Sanki annem üzülmesin diye, benden saklıyor.Ağlamadığı gibi, anneye de göstermiyor… Ama ağlayarak tepkisini göstermesini isterdim doğrusu. Acısını, sıkıntısını belli etsin..Çok etkilendim çoookk…
