RSS
Öykü, öyle güzel kelimeler sarf ediyorki, ilerde unutmamak için buraya yazmak istedim..

Geçen akşam halasından çıkarken, kapıda onu uğurlayanlara
" Sizi çok seviyorum, bunu sakın unutmayın" dedi.

Dün akşam, bana, önceki haftalarda almış olduğum panduf için:
" Anne, bana pandufları aldığın için çok teşekkür ederim" dedi.

" Anne, seni çok seviyorum" deyip, gözümden, kaşımdan, alnımdan, yanaklarımdan, kısaca yüzümün heryerini öpüyor (benden öğrendi yaramaz)

Şarkı sözlerini güzel ezberliyor ve söylüyor,İngilizcesi de çok iyi..

" İşte karşınızda Öykü Özdemir " diyorum, Öykü, diğer odadan geliyor, eğilerek selam veriyor, şiir, şarkı, komiklik ne varsa onu yapıyor...

Dondurmayı çok seviyor, hafta sonu dondurma aldık ve yedi. O gün Sergül Halasına" biliyormusun, ben dondurma yedim, ama hasta olmadım, çünkü küçük küçük yedim" dedi. Gün boyu ne yaşadıysa onu anlattı halasına..

O gün Öykü odasında uyurken, bende, Sergül Halasıyla mutfaktaydım. Bir ses duydum, gidip baktığımda ise, Öykücük uyanmış, çoraplarını giymiş, yanıma bile uğramadan, oturma odasına geçip, oyuncaklarıyla oynuyor. Çok hoşuma gitti:)))

Geceleri uyumama sorunumuz vardı, bir türlü yatıramıyordum Öykü'yü, bu durum zaman zamanda devam ediyor. Uyumamak için her türlü bahaneyi uyduruyor/du. Bu aralar, saat ötene kadar oyun oynuyoruz, saat ötünce hemen yatağa gidiyoruz, her ne kadar hemen uyumasada, saat zili çalınca, oynadığı oyunu bırakması çok hoş...

Haftanın Ailesi seçildikk ve Anaokulumuza gittik..

Dünya Çocuk Evi’nden yeni geldik ve sıcağı sıcağına yazmak istedim.

Bugün bizim için çok heyecan vericiydi ve çocuklardan daha çekingen bir halimiz vardı. Okulun kapısının zilini çalınca, güleryüzüyle sevgili Merve öğretmenimiz karşıladı bizi. Çocukların kahvaltılarını bitirmelerini ve yukarı çıkmalarını bekledik. Beklerken de heyecanımız azaldı. Sonra, çocukların spor yapışlarını izledik. Öyle güzel hareket ediyorlarki, öğretmen ne yaparsa onu yapıyorlar, sonra kimisi oturuyor, kimisi öğretmeninin yanına geçiyor. Spor yapmak istemeyen oturuyor, yorulan oturuyor. Bu arada, dikkat ettim de Merve öğretmen, hasta olan çocuğa çok güzel bir şekilde şurubunu içiriyor. Çocukta içmem demiyorJ Spordan sonraki sohbette kendimizi tanıttık ve bizde Doruk, İlkem, Can, Onur, Gökay ve Oğuz’la tanıştık. Bize karşı hiç yabancılık çekmediler. Çok güzel, çok tatlılar her biri. Kimi durgun, kimi hareketli,. Ama her biri öğretmenine karşı saygılı, sevgili..

Haftanın ailesi olarak seçildiğimizi duyduğumuzdan beri, sürekli, acaba çocuklarla ne yapabiliriz, onları ne mutlu eder diye sürekli düşündük durduk ve araştırdık. Yapacağımız şeyler yaşlarına uygun şeyler olmalıydı (bizim bulduklarımız pek yaşlarına uygun şeyler değildi:L) Sağolsun Nebahat Öğretmen ve Merve Öğretmenden aldığımız tavsiyelerle, bizim için basit, ama çocukların sevdikleri boyama işlemini seçtik. Çıktısını aldığımız hayvan resimlerini kesip, kartonlara yapıştırarak,çocuklarla birlikte boyadık ve bacak olarak da mandal kullandık, bunu çocukların sevdiğini düşünüyoruz. (Umarım) Ardından rengarenk oyun hamurlarından yıldız, kalp, ördek, ağaç gibi kalıplarımızı kullanarak şekiller verdik bunda da çok eğlendiler en son olarakta sevdikleri çizgi film kahramanlarından (seçimleri onlara bıraktık) Callio, Ben10, Sünger Bob, Tele Tubbiler, Garfield Şimşek Magguen, resimlerinin çıktısını vererek, boyamalarını sağladık, Birçoğu severek boyadı, birkaçı da boyamadı. Öğretmenine boyattıJ Ama onlara boya yaptırırken, renkleri sordum. Birçok rengi biliyorlar.

Bugün gittiğimizde, çocukları daha çok eğlendirecek, daha mutlu edecek bir şeyler yapmayı dilerdik. İçimizde biraz uhde kaldı. Ama umarım bu yaptıklarımızı sevmişlerdir. İlk acemiliğimizi atlattıktan sonra, çocuklarla oynamak, bir şeyler paylaşmak çok zevkliydi. Hatta, hiç bitmesin diye bile istedik. Her biri ayrı karakterde çocuklar ama çok tatlılar Öğretmen olmak gerçekten zormuş, bunu bugün daha net anladık. Bu yüzden, sevgili Merve öğretmenimize, çocuklarımıza gösterdiği özen ve ilgi için sonsuz teşekkür ederiz..

Bizim için en zor ve üzücü olanı, biz çıkarken, Öykü’nün ağlamasıydı. Aslında, orada birkaç saat durup, gideceğimizi bilmesine rağmen, bizim orada olmamız ve arkadaşlarıyla oynamamız onu çok mutlu etmişti. Gitmemize çok üzüldü ve bizde üzüldük.

Dünya Çocuk Evi, öğretmenleriyle ve ortamıyla sıcacık bir yuva. Kızımıza burada iyi bakıldığını, ona iyi bir eğitim verildiğini, onun sevildiğini bilmek bizi çok mutlu ediyor. Her zaman dediğim gibi, burayı bulduğumuz için çok şanslıyız. En başta sevgili Nebahat Öğretmene, Merve Öğretmene, güzel yemekler yapan Sevim teyzemize, diğer öğretmenlerimize kısaca Dünya Çocuk Evine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz..