Nerden başlasak bilmiyorum.. Hayat hızlı akıp geçiyor, bu yıl çok gezdik, eğlendik.. Öykü büyüdükçe, herşeyi daha iyi anlıyor ve anladıkça da eğleniyor:)
Öykü, 20 Eylül 2010 tarihinde 4 yaşını doldurdu.Yine, 1 yaşından itibaren giydiği pembe elbisesini okuluna gönderdik, doğum günü kutlamasında, pembe elbisesini giydi:) Babaannesi, büyükbabası ve Pınar ablası Öykü'yü anaokulunda yalnız bırakmadılar, doğum gününü hep birlikte kutladılar. Akşamda, evimizde kutladık. Öykü, doğum gününün anlam ve önemini biliyor ve çok mutlu oluyor. 2 yaşında, doğum gününü kutladığımızda ki Palyaçolu resmini unutamıyor. Her doğum gününde, bizden o pastasını istiyor. Doğum gününde, yine babaanne, büyükbaba, Sergül Hala, Kenan Dedesi, Anneannesi, Nesliş teyzesi, Bahar Halası, Oğuz, Hakan Abisi, Hülya Halası, Şener Amcası, Pınar Ablası vardı, çok neşeliydi, kendisine hala küçük gelen elbiseyi üzerinden çıkarmayıp, onunla doğum gününü kutladı... Canım kızım benim, her günün neşeli, keyifli geçsin inşallah. Daha nice nice doğum günlerini birlikte kutlarız umarım..
Bu yaz, tatilimizi yine Temmuzun ikinci haftasından sonra, İzmir-Özdere 'de yaptık. Öykü orayı çok ama çok seviyor. Eee tabi bütün imkanlar Öykü için. Çocuk parkı, havuzu (kaydırağı dahil), plajı, mini clubu, aktiviteleri, otel dansı vs.. Çok ama çok mutluydu bu tatilde. Anlatmaya kelimeler yetmez. İlk gittiğimiz günler, havuza biraz korkarak girse de , anaokulunda havuza gittiği için, daha kolay oldu bu yılki havuz olayımız. Küçük havuza alıştıktan sonra kaydıraktan kaymalar başladı, artık onlarda yetmedi, simidiyle birlikte, büyük derin havuza atladı. Küçük havuza girerken simidini çıkardı, büyüğe girerken, simidini takarak atladı. Maşallah çok cesur ve çok güzel yüzüyor. İştahı yine her zamanki gibiydi, sınırlı ve bildiğimiz, patates, makarna, hamburger, mısır, dondurma, yoğurt, mısır gevreği, salatalık, pudingdi. Otelde çeşit çeşit şeyler olmasına rağmen, Öykü'm hep bunları tercih etti. Öğlen yarışmalardan, akşam da animasyondan sonra çalan Otel müziklerini ezberledi ve aynısı gibi dans etti. Annesi gibi, müzik sesini duyunca dayanamıyor, hemen sallıyor bir yerlerini. Animatörler dansta hangi hareketleri yapıyorsa, Öykü de birebir yapıyor. Önceki yıl gittiğimizde, yapılan su balesini unutmamış, bu yılda sürekli anne yine su balesi varmı diye sordu, su balesini izlerkende, anne, hatırlıyorum, daha önceden Aslan Kralın müziği çalmıştı dedi. Hakikatende, önceki sene, Aslan Kral adlı filmin jenerik müziğinde, su balesi yapılmıştı ve Öykü'nün bunu unutmaması, beni hayretler içinde bıraktı. Su balesini izlemeyi çok seviyor, hatta bana " Anne, bende büyüyünce su balesi yapıcam" dedi, tabi annede çok mutlu oldu:)))
Bu yıl anaokulunda, ilk kez yaz okuluna başladık. Haftanın iki günü havuza, bir günü at binmeye, bir gününü gezmeye, bir gününü de, okulda faaliyetler yaparak geçirdiler. Gün boyu çok yoruldular ama eminim çokta eğlendiler.
Geçen yıl, Bulut grubunda olan güzel kızım, bu yıl sevgili Nilgün öğretmeninin önderliğinde Güneş Grubunda. İlk önceleri, Bulut grubundan ayrılmak istemedi, okula gitmek istemedi. Ben güneş grubunda durmak istemiyorum dedi, oysaki bütün arkadaşları Güneş grubuna geçmişti ve Bulut grubunda kimse kalmamıştı. Neyse ki sonradan alıştı. Şimdi sınıfları daha kalabalık. Öykü de geçen seneye göre, kendisini daha rahat ifade ediyor. Kızımın gelişim toplantısı da yapıldı, maşallahı var, her yönden gelişmesi gayet güzel. Rakamları 1 den 20 ye kadar sayıyor, çoğu ana rengi biliyor, 1 den 10 a kadar rakamları ezbere yazıyor, makası çok rahat kullanıyor, kare, daire, diktörtgen, üçgen, oval şekillerini biliyor, ÖYKÜ ismini Ö ve Ü net olmak üzere yazabiliyor. Sünger Boblu bir bilgisayarı var, bilgisayarda rakamlar soruluyor ve Öykü rakamlar nerede hepsini biliyor, toplama ve çıkarmayı yapıyor bilgisayarında.. Bilgisayar dediğim oyuncak bilgisayar:)) Evimizin kapı numarasını biliyor, tek başına Bahar halasına gidip gelebiliyor, kapımızın zilini çalıp, evimize gelebiliyor. Okulunda, kurallara tam uyuyor (canım kızım, öğretmeni kızacak diye, hep kurallara uyuyor), öğretmenin sağ koluymuş:) Nebahat öğretmeninde dediği gibi, Öykü biraz garantici. Önce bakıyor, inceliyor, tam anlamıyla emin oluyor, ona göre hareket ediyor yada sorulana cevap veriyor. Toplantıdan önce, öğretmeni sormuş, kimler anne ve babasıyla yatıyor diye. Tabi bazı çocuklar hemen ellerini kaldırmışlar, " ben" " ben" diye, ama benim akıllı kızım, bizimle yatmanın yanlış olduğunu bildiği için, elini kaldırıp, ben annemlerle yatıyorum dememiş:))) Ama şunu farkettim ki, iyiki Öykü doğduğundan beri, Öykü ile yaptığımız faaliyetler sonucunu veriyor, bilgileri, konuşması.... ÖYKÜ'MLE GURUR DUYUYORUM..
Bu aralar en sevdiği şarkılar : Rengarenk, Yanayım,
En sevdiği yiyecekler : Erişte, makarna, kakaolu puding, çikolata, Maraş Tarhanası, peynirsiz sigara böreği, mandalina, çekirdeksiz üzüm, salatalık, omlet, çikolatalı nesguik toplar (her sabah bundan yeriz), çıtır ekmek (bayat olmayacak),
En sevdiği çizgi filmler : Sünger Bob, Winx, Uzun Kuyruk, Johny Bravo, Tom ve Jery,
En sevdiği oyunlar : Takla atmak, yakalamaca oynamak, okulculuk oynamak ( Öykü öğretmen, bizler sınıfındaki çocuklar oluyoruz, bazende ben Öğretmen, Öykü, sınıftaki çocuk), her türlü boyama faaliyetleri, suluboya, pastelboya, kuruboya. Bu aralar favorimiz sulu ve pastel boyalar. Çıktısını aldığım çizgi film karakterlerini götürüyorum ve onları istediği gibi boyuyor.. Oğuz'la çeşit çeşit oyunlar oynuyor. Zaten Oğuz bize gelince, bana ihtiyacı olmuyor, onunla, zaman zaman kavga etseler de, evi sürekli dağıtsalar da, çok güzel oynuyorlar..
En sevmedikleri : Dediğinin yapılmaması, erken uyumak, erken uyanmak, izin isteyince izin alamamak, istediği bir oyuncağı alamamak.....
