








Cumartesi günü Nurhan teyzemizi de alarak, Sincan Harikalar Diyarına gittik. Şimdiye kadar neden gitmemişsek, gerçekten harikaydı. Masal ve tv kahramanları çok güzeldi. Öykü, hepsini bildiği için, her gördüğünde aaa Şirinler, aaaa Buz Devri, aaaa Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, aaa Pinokyo ve daha neler neler.... Resimleri küçülterek ekledim ama o kadar çok resim çektik ki.. Hangisini ekleyeceğimi şaşırdım. Gerçekten Öykü için, bizim içinde öyle, çok güzel bir gündü. Masal kahramanlarına dokundu, öptü, üstüne bindi vs.. Kaydıraklardan kaydı, dondurmasını, mısırını yedi vs... O günü anlatmaya kelimeler yetmez, gerçekten çok güzeldi... Kızım da çok mutluydu.
Ardından da, dayımıza gittik, anane, Bengü yenge, Nesliş ve Nurhan teyzeyle bayan bayana oturduk, sohbetler ettik, Öykü'yle oynadık, Öykü, yine Zeynep Ela'yı kıskandı, Zeynep Ela maşallah, her hafta daha da büyüyor, canım benim.. Nurhan teyzesinin şalını alarak, başörtüsü yaptık ve Öykü nine oldu. Hatta bir eline baston, diğer eline puseti alarak " ıhh, ben nine oldum, ben çok yaslandım" diyerek oyunlar oynadık.
Oradan da geldikten sonra, Oğuz'u özleyen kızımla, birde Bahar halasına uğradık, öğleden önce çıktığımız eve, akşam geldik.. Pınar ablası, kendi harçlığından, Öykü'müze ilk kez oyuncak almış, akşam ailecek bize oturmaya geldiler ve hediyesini de getirdi, sağolsun düşünmüş almış hemde kendi harçlığıyla, buradan tekrar teşekkür ederiz. Tabi Bahar Halası ve Oğuza da, çünkü sinemaya gittiklerinde Öykünün en ç ok sevdiği film olan Madagaskar'ın kahramanlarının bardağını almışlar. Öykü, buna da çok mutlu oldu..
Çok yorucu ama bir o kadar da güzel bir gündü.




