Tatlı kızımla bu aralar başedebilmek çok güç. Daha önceleri de yaptığı, fakat artık geçti dediğim sinir nöbetleri yine başladı. İstediği şey olana kadar ağlıyor, ama sadece ağlasa yine iyi,yanına yaklaştırmıyor, yanına yaklaşırsak vuruyor, buraya yazmaya bile rahatsız oluyorum ama babasıyla bana " şapşallar, salak vs" diyor.
Dün akşam, uyku vakti geldiğinde, biraz daha Sünger Boba bakmak istediğini söyledi, neyse biraz daha müsade ettik, zaman geçince, uyumamız gerektiğini, saatimizin çaldığını söylememize rağmen yatmak istemedi, bizde kararlı olduğumuzu göstermek için, tv yi kapattık, ama Öykü yerlerde, nasıl ağlıyor, biraz sakinleşiyor, sonra yine dikkat çekmek için ağlamaya başlıyor, ilk başta sakinleştirmeye çalıştım, fakat sakinleşmeyip, tam tersi iyice sinirlendi, babasıyla bende tepkisiz kaldık, bu durumda sakinleşti. O kadar ağladıktan sonra uykum geldi dedi, yatağına gittik, fakat uyumuyor, oyalanıyor, birşeyler yapıyor. Tam bu sırada bana " anne, ben keşke bebek kalsaydım" gibi bir cümle kurdu ama bu cümleyi kurarken, gözleri doldu ve öyle içli ağlamaya başladı ki anlatamam. İçim gitti. ( Nedendir bilmiyorum bu bebeklik özlemi. Sevgimizi fazlasıyla veriyoruz, ama sanırım şuanda ne çocuk, ne bebek. Bu yüzden de bocalıyor. Ama, bazen biberonunu, bazen emziğini istiyor, onlarla oynuyor.) Bende annecim, sen zaten benim bebeğimsin deyince, ama ablayım ben dedi, kimin ablasısın diye sorunca Zeynep Elanın dedi. Ama dedim, sende bir zamanlar bebektin, seninde Pınar ablan var, bak ellerimize senin ellerin daha küçük, benimkiler daha büyük, demekki sen hala küçüksün dedim, ardından, hem sen bebek olsaydın, oyun parkına gidemezdin, top havuzuna giremezdin, konuşamazdın, yürüyemezdin vvs.. dedim, sonra sakinleşti ve uykuya daldı meleğim...
Anaokulunda mutlu, Öğretmenini çok seviyor ama bir okadar da çekiniyor, korkuyor. Hergün yaşadıklarından birşeyler anlatıyor. Evde yapamadığımız şeyleri, ödevlerden öğretmenleri öğreniyor ve söylüyorlar, Öykü de uyguluyor, mesela ne mi: Öykü, bizimle yatıyordu, öğretmeni yatmayacaksın, kendi yatağında yatacaksın deyince, kendi yatağında yatmaya başladı, bizimle yemek yemezdi, öğretmeni söyleyince, şimdi masada bizimle birlikte yemek yiyor, dişler fırçlanıyor, üzerini çıkartıp, pijamasını giyiyor ve çıkardıklarını katlayıp koyuyor.. Öğretmeni 9 da yatacaksın demiş, tabi tam zamanında değil ama, sürekli uyku saati gelince anne saat 9 mu oldu diyor, gidip yatıyoruz. Daha neler neler.
Dünde " anne, bugün su günüydü, sularımızı boşuna akıtmamalıyız" dedi.
Ayrıca Yeşilay haftasında da, gelip bana " anne, sigara içme, çünkü sigara içenin yüzü kapkara olur, içmeyenin kıpkırmızı olur" diyor..
Maşallah hafızası kuvetli.. İngilizcesi çok güzel. Canı isterse ingilizce şarkılar söylüyor, istemezse Türkçe...
Bu aralar sevdiği yiyecekler, nesguikli toplar, Maraş tarhanası, Erişte, Makarna, çikolata, çilek, artık haftada bir balık, gözleme, sosis, patates, yoğurtlu çorba,
Ama okulunda, maşallah her türlü yiyeyeceği yiyor.
En sevdiği oyunlar : Okulculuk, evcilik, bebekle ilgilenmek, legolarla birşeyler yapmak, çıkartmalar, boyama (sulu-pastel-kuru),
En sevmedikleri : İbufen veya Calpol şurup,
Dün akşam, uyku vakti geldiğinde, biraz daha Sünger Boba bakmak istediğini söyledi, neyse biraz daha müsade ettik, zaman geçince, uyumamız gerektiğini, saatimizin çaldığını söylememize rağmen yatmak istemedi, bizde kararlı olduğumuzu göstermek için, tv yi kapattık, ama Öykü yerlerde, nasıl ağlıyor, biraz sakinleşiyor, sonra yine dikkat çekmek için ağlamaya başlıyor, ilk başta sakinleştirmeye çalıştım, fakat sakinleşmeyip, tam tersi iyice sinirlendi, babasıyla bende tepkisiz kaldık, bu durumda sakinleşti. O kadar ağladıktan sonra uykum geldi dedi, yatağına gittik, fakat uyumuyor, oyalanıyor, birşeyler yapıyor. Tam bu sırada bana " anne, ben keşke bebek kalsaydım" gibi bir cümle kurdu ama bu cümleyi kurarken, gözleri doldu ve öyle içli ağlamaya başladı ki anlatamam. İçim gitti. ( Nedendir bilmiyorum bu bebeklik özlemi. Sevgimizi fazlasıyla veriyoruz, ama sanırım şuanda ne çocuk, ne bebek. Bu yüzden de bocalıyor. Ama, bazen biberonunu, bazen emziğini istiyor, onlarla oynuyor.) Bende annecim, sen zaten benim bebeğimsin deyince, ama ablayım ben dedi, kimin ablasısın diye sorunca Zeynep Elanın dedi. Ama dedim, sende bir zamanlar bebektin, seninde Pınar ablan var, bak ellerimize senin ellerin daha küçük, benimkiler daha büyük, demekki sen hala küçüksün dedim, ardından, hem sen bebek olsaydın, oyun parkına gidemezdin, top havuzuna giremezdin, konuşamazdın, yürüyemezdin vvs.. dedim, sonra sakinleşti ve uykuya daldı meleğim...
Anaokulunda mutlu, Öğretmenini çok seviyor ama bir okadar da çekiniyor, korkuyor. Hergün yaşadıklarından birşeyler anlatıyor. Evde yapamadığımız şeyleri, ödevlerden öğretmenleri öğreniyor ve söylüyorlar, Öykü de uyguluyor, mesela ne mi: Öykü, bizimle yatıyordu, öğretmeni yatmayacaksın, kendi yatağında yatacaksın deyince, kendi yatağında yatmaya başladı, bizimle yemek yemezdi, öğretmeni söyleyince, şimdi masada bizimle birlikte yemek yiyor, dişler fırçlanıyor, üzerini çıkartıp, pijamasını giyiyor ve çıkardıklarını katlayıp koyuyor.. Öğretmeni 9 da yatacaksın demiş, tabi tam zamanında değil ama, sürekli uyku saati gelince anne saat 9 mu oldu diyor, gidip yatıyoruz. Daha neler neler.
Dünde " anne, bugün su günüydü, sularımızı boşuna akıtmamalıyız" dedi.
Ayrıca Yeşilay haftasında da, gelip bana " anne, sigara içme, çünkü sigara içenin yüzü kapkara olur, içmeyenin kıpkırmızı olur" diyor..
Maşallah hafızası kuvetli.. İngilizcesi çok güzel. Canı isterse ingilizce şarkılar söylüyor, istemezse Türkçe...
Bu aralar sevdiği yiyecekler, nesguikli toplar, Maraş tarhanası, Erişte, Makarna, çikolata, çilek, artık haftada bir balık, gözleme, sosis, patates, yoğurtlu çorba,
Ama okulunda, maşallah her türlü yiyeyeceği yiyor.
En sevdiği oyunlar : Okulculuk, evcilik, bebekle ilgilenmek, legolarla birşeyler yapmak, çıkartmalar, boyama (sulu-pastel-kuru),
En sevmedikleri : İbufen veya Calpol şurup,
