RSS

Neler yapıyoruz

Babası, İphone a, birsürü oyun yüklemiş, ve çoğuda eğitici oyunlar. Öykü, bu telefonu eline alıp, dakikalarca oynuyor, telefonu ben bile kullanmayı bilmezken, kızım, nerde ne var iyi biliyor, hatta anne bak fotoğraflarım var diyor ve fotoğraf menüsünden fotoğrafları gösteriyor.

Bugünlerde en çok sevdiği çizgi filmler. Kod Adı Afacanlar, Arthur, Callio (e sevdiği),

Dün akşam hastalandı, doktora götürdük. Doktor, muayene ederken, ağzına bakmadan evvel, Öykü merakla, " anne, doktor ne zaman ağzıma bakacak" diye sordu. Muayene olmaya öyle alıştıki, maşallah hiç sorun çıkarmıyor.

Cumartesi günü, istediği birşeyi yapmadığım için bana bir tokat attı, (gerçekten canım çok yandı) bende o anda anneye vurmanın yanlış olduğunu, birdaha yapmaması gerektiğini söyledim, " ANNE ÖZÜRDİLERİM, SENİ ÜZMEK İSTEMEDİM" dedi.. ve gün boyu, herhangi bir olay olduğunda, anne, seni üzmek istemedim deyip durdu yavrum. Maşallah, kendisini çok güzel ifade ediyor, ne sıkıntısı varsa, yada ne istiyorsa, yada neyden mutlu, mutsuzsa hepsini söyleyebiliyor. Okuldada, gün içinde bizi çok özlüyor, özellikle Pazartesi günleri. Geçen hafta, öğretmenine ara ara, " ben anne ve babamı çok özlüyorum" diyormuş, mutfak çalışmasında, "bende annemle kek yapıyorum, çok güzel oluyor" diyormuş, bana gelen haftalık bilgilerde, bizi özlediğinden sanırım, herhangi bir olayda, benden yada babasından bahsediyor bitanem..

Nesguikin çikolatalı toplarını çok seviyor. (Balı hiç sevmiyor, bende, sütün içinde eritiyorum, nesguikli toplarla birlikte yediriyorum, yada çayının içine atıyorum). Mandalinayı çok seviyor. Bir oturuşta maşallah 2-3 tane yiyor..

Kendi üzerini kendi giyiniyor ama canı istemezse sen giydir anne diyor.

Hala biryere giderken, kucaktan inmiyor..

Maşallah, hafızası çok kuvvetli, geçen gün kanepeleri birleştirip, oyun oynadık (tıpkı geçen yıl olduğu gibi) ve oyun oynarken, yaptığım bir hareketle, anne ben bunu hatırlıyorum, daha öncede yapmıştık diyor..

Okulda, gününün nasıl geçtiğini anlayabilmek için, okulculuk oynuyoruz, Öykü, öğretmen, bende çocuk oluyorum. Sanıyorum öğretmeni en çok " anlaşıldımı " diyor. Öykü öğretmenken, " hadi diyor, şuu faaliyeti yapacaksınız, anlaşıldımı " diye soruyor, ama yüz ifadesi öyle ciddiki:)

Öğretmeni nasılda dinliyor,
Öğretmen, sabahları gelirken ağlama demiş, (bana diyor, anne öğretmen böyle dedi artık ağlamayacağım)
Bir sabah, saçına toka taktırmayan kızım, " anne, saçıma toka takarmısın, öğretmen dedi" dedi ve saçlarını bağlattı. vs...

İki gündür şunu keşfettim:
Ben kesin kararlıysam birşey vermemek konusunda, bir iki kere lütfen annecim diyorum
alma diyorum, almıyor bırakıyor..
Bazende öykü birşey isterse lütfen annee diyor..

Birşey yapınca " teşekkür ederim" diyor, ardından ben daha demeden " rica ederim" desene diyor.. :)))

Karışık...

Atatürk öldü,
Düşmanı yendi,
Bu güzel yurdu bize verdi..

Canım kızımın söylediği şiir (okulda öğrenmiş ama anne diyor, Oğuzda bunu söylüyor)

Atatürk ülkemizi düşmanlardan kurtarmış,
En güzel yönetimi Cumhuriyeti kurmuş,
Masal gibi, bir varmış, bir yokmuş...


Portakalı soydum,
Başucuma koydum,
Ben bir yalan uydurdum,
Kırmızı mum..


Dolapta pekmez,
Yala yala bitmez,
Ayşecik, cik cik,
Fatmacık, cık cık
Sen bu oyundan çık...
Çıka çıka çık...


Mini mini bir kuş donmuştu,
pencereme konmuştu,
aldım onu içeriye
cik cik cik ötsün diye
pır pır ederken canlandı
ellerim bak boş kaldı.


Onda, bunda şundadır,
Şunda bunda ondadır,
Mavi boncuk kimdeyse,
Benim gönlüm ondadır.


Lay lay lom... Çok şükür dostlar
Benimde artık bir sevgilim var,
Hırsından çatlasın düşmanlar,
Benimde artık bir sevgilim var...


Yukarıda yazdığım şiir, şarkıların hepsini Öykü söylüyor ve o tatlı diliyle, güzel sesiyle öyle güzel söylüyorki....


Cuma günü, bitanemin, gelişim toplantısına gittim. Oraya her gidişimde, Nebahat Hanımın konuşmalarıyla, iyiki buraya yazdırmışız diyorum. Zaten, Öykü'nün de gelişimi maşallah çok iyi gidiyor..

Merve öğretmeninin anlattığı kadarıyla, Öykü kendini ifade edebiliyor, yemeklerini çok güzel yiyor, kurulu oyuna girip oynuyor ama kendisi oyun kurmuyor, canı isterse konuşuyor,gülüyor, canı istemezse konuşmuyor, gülmüyor. Cool bir çocuk diyor...

Doruk adında bir çocuk varmış, oda Öykü'ye aşıkmış:))

Cuma günü, öğretmenin yanına giderek, " öğretmenim, benim ağlamam geliyor, ben annemi çok özledim" demiş, sonrada öğretmenine sarılmış ama ağlamamış.. Çok duygulandım...
Zaten, bu günlerde okula gitmekte sıkıntımız var..Sabahları gitmeyi istemiyor, anne, seni çok özleyeceğim diyor, gözleri dolu dolu oluyor. Ama mecbur gittiğini bildiği içinde, elinden birşey gelmiyor.. Ah canım kızım, bende hep senin yanında olmayı isterdim. Ama hayat şartları, evde de olsam, senin eğitimin için, anaokuluna gitmen gerekecekti zaten.. Herşey senin iyiliğin için..

Cumartesi günü ise, doktora gittik, oradan ananeye geçtik. Doktorda idrar tahlili yapıldı çok şükür geçmiş ama öbür haftaya birde idrar kültürü yapılacak. Doktor, birde böbrek ultrasonu çektirelim dedi. Biraz beklememiz gerekiyordu, bizde yine ananeye gittik, orada kahvaltı yaptık, doktor birşey yemesin, bol bol sıvı alsın dedi, bizimki tam tersini yaptı, kahvaltı yaptı, süt içti ama su içmedi, neyse, doktora gidince, orada karnına jel sürüleceğini ve bakılacağını söylediğim halde, yatıp, karnına baktırmak istemedi, zor güç yatırdık, karnına jel sürüldü ve doktor bakarken, ağlamasını kesti, hatta hoşuna gitmeye başladı.. Anne diyor, başka çocuklarda gelecekmi buraya, bebekler ağlar biliyomusun, ama ben hiç ağlamadım:) Annee,, seni çok seviyorum.. vs... öyle güzel kelimeler kullandıki.. Doktor bile, nasıl gülüyor... Ultrason sonucunu eline aldı, anne ne zamandır film çektirmiyoduk dedi, ben doktora göstereceğim dedi, doktorun yanına geldi ve film ile raporu uzattı.:)

Canım kızım, yaşına göre çok olgun, aklı başında maşallah.. Türkçesi zaten ayrı güzel.. Tatlı dillim benim,

Dün akşamda iki koltuğu birleştirdi ve üzerinde tepindi durdu, bende dışından eşlik ettim, ama oyun oynarken çok mutluydu... Sen hep mutlu ol güzel yüzlüm benim...

Hasta oldu, güzel kızım:(

Geçen haftalarda öğretmenin aldığı notlardan aklıma gelenler..
- Kurallara çok güzel uyuyor, koluna hapşuruyor ve öksürüyor. Sınıfta arkadaşları yapmazsa onları uyarıyormuş.
- Daha önce yazmış olduğum " Atatürk, yurdumuzu düşmanlardan kurtarmış, En güzel yönetimi Cumhuriyeti kurmuş, Masal gibi sanki, bir varmış, bir yokmuş" adlı şiiri çok güzel okumuş ve arkadaşları da alkışlamış, Öykücüm, çok mutlu olmuş.
- Akşam karnının ağrıdığını, öğretmenine söylemiş..

Ama geçen haftamız çok durgun geçti, hem bir hafta tatilden sonra, hemde,rahatsızlığından dolayı, çok durgundu yavrum..

Hafta sonunda da Cumartesi günü doktora gittik. Malesef idrar tahlili neticesinde, idrar yollarında enfeksiyon çıktı güzel kızımda, antibiyotik tedavisine başladık. Umarım biran önce iyileşir. Doktordan sonra, ananeye gittik ve güzel bir gün geçirdik.

Pazar günü ise akşama kadar evdeydik, bir ara, anne ben Hülya halaya gidicem dedi, gitti, yarım saat kadar oturduktan sonra geldi.. Akşam da Bahar halasına gittik. Orada Oğuz'la güzelce oynadılar, tabi arada yine kavga da ettiler. Orada, istediği şeye izin vermediğim için bana söylediği " sen çok kötüsün anne, üstelikte çok gıcıksın".... Ayrıca, bazende, " yazıklar olsun sana", " seni sevmiyorum" gibi şeyler söylüyor sinirliyken.. Ama sakinken, hep benim yanımda, benden kopmak istemiyor

10 Kasım dan dolayı, ödevimiz Atatürk'le ilgiliydi. Atatürk resimlerini kesip, kağıda yapıştırdık.Nebahat Hanımın verdiği kitaptaki Atatürk resminide kesip, yakasına takıp, okula gitti.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

Atatürk yurdumuzu düşmanlardan kurtarmış,
En güzel yönetimi Cumhuriyeti kurmuş,
Masal gibi, bir varmış, bir yokmuş..


Canım kızımın dün okulunda Cumhuriyet Bayramı kutlamaları vardı. Ve bu şiiri öğrenmiş, onun o tatlı sesinden, yorumundan öyle güzel çıkıyorki bu şiir.. Canım kızım benim...