Nereden başlasam bilmiyorum. Uzun zaman oldu yazmayalı.. Ama hem Öykü'nün, hemde bizim için en zor olanı yazayım buraya...
Öykü'nün bu kış hastalıkları hiç geçmedi, anaokuluna başlamasıda etkenlerden biriydi tabi. İyi olduğu zamanlarda bile, geceleri uyku sorunu yaşaması, burun tıkanıklığı, ağzı açık uyuma, horlama, bazen nefesinin durması gibi şikayetlerimizi doktorlara söylediğimizde geniz eti olabilir dediler fakat kesin birşey dememişlerdi. İlaçlarla tedavi etmeye çalıştılar, bir işe yaramadı, en sonunda, Başkent Üniversitesi Hastanesine gittik ve orada malesef geniz eti ameliyatı olacağını öğrendik Öykü'nün... İyi olacağına sevinirken, ameliyat bizi hem üzdü, hemde korkuttu. Nebahat Öğretmene (Öykü'nün okulunun sahibi ve Çocuk Gelişim Uzmanı) Öykü'ye ameliyatı nasıl söyleyeceğimizi sorduğumda, hiçbirşey söylemeyin dedi, sadece biraz hastasın, doktorda seni iyileştirecek deyin dedi ve ameliyattan sonra da aşırı ilgi göstermeyin dedi.. Olumsuz etkiler çocuğu dedi..
Bizde tabi Öykü'ye ameliyat olacağını söylemedik. Doktora giderken, Öykü, yolda bana pilot olmak istediğini söylemişti. Tesadüf, anestezi doktoru da Öykü'yü karşısına alarak, " pilot olmak istermisin, beraber balon şişirelim mi" diye sorunca, Öykü de çok sevindi, yavrum başına gelecekten habersiz:( Doktordan çıktıktan sonra, yarın ben pilot olacağım diye sevindi durdu)
16 Mart 2010 Salı günü, ameliyat için hastaneye geldik, yanımızda dedemiz, büyükbabamız ve babaannemiz vardı, tabi Öykü onların neden geldiğini sorduğunda, bizde onlarda doktora muayene olacak dedik. Bizi çağırdılar. Allahım nasıl duygu öyle.. Robot gibi, ne yap deseler yapıyosunuz, sizi yada çocuğunuzu neler bekliyor hiç bilmiyorsunuz, çok tuhaftı.. Derken, ameliyathaneden çağrıldık, Öykü'me, ameliyat elbisesi giydirdiler ve başına bone taktılar. Anestezi doktoru Öykü'yü kucağına aldı, Öykü, " anneee" dedi, annecim bende geliyorum, ama senin gibi elbise giymem gerek dedim ve doktor aldı giittttiiii. Ondan sonra saniyeler dakika, dakikalar saat oldu. Acaba çok ağladımı, acaba canı yandımı, acaba şimdi ne yapıyorlar vs.vs.. düşüne düşüne, Öykü'nün annesi diye çağırılınca, bir koşu odaya girdim, kızımın eli yüzü elleri şiş, uyuyor, ama şuan bile yazarken gözlerim sulanıyor.. Çok kötü oldum. Arada narkoz etkisiyle uyanıyor, ağlıyor, annecim yanındayım diyorum, öpüyorum, sonra tekrar uyuyor. En son kendine geldikten sonra, hastaneden çıktık evimize geldik. Daha sonradan bana diyorki " Anne, ben pilot olacaktım, balon şişirdiğim şey çok pis kokuyordu, sende yanımda yoktun" dedi... Yanında olamamak en acısı ama bende dedimki, " Annecim, ben üzerimi değiştirip gelene kadar, baktımki sen uyumuştun, ama uyandığında yanındaydım değilmi" dedim. Hıhı dedi... Biliyormusun anne dedi, ben uyurken, rüyamda pilot olduğumu gördüm dedi..
Hastanede o kadar çok şeye şahit oluyorsunuz ki, beterin beteri var deyip, kendi halinize şükrediyorsunuz, ama herkesin yaşadığı dert kendine büyük gelirmiş. Bizimde tabi öyle oldu.
Şimdi kızım, çok şükür iyi,her geçen gün daha da iyileşiyor.. Allahım bütün çocuklarımızı korusun..
