RSS

Bir bayram daha geçti

Eveett... Bir bayram daha bitti, tatilde bitti, iş başı yaptık, bayramımız çok güzel geçti, her günü yazmayı çok isterdim ama yoğunluktan yazamadım. Aklımda kalanları yazmaya çalışacağım.

Cumartesi günü, Oğuz bize geldi ve havanın güzel olmasından dolayı parka gittik. Öyküm, parkta çok eğlendi. Eve gelince, ortama Pınar da dahil oldu, Öykü'm ikisiylede çok iyi anlaşıyor.Çok eğleniyor.

Arife gününün hafta sonuna denk gelmesinden dolayı, akşam kızımızı da alıp, Carrefour Alışveriş Merkezine gezmeye gittik. Orada tırtıl a binen kızım çok mutlu oldu. Hatta birkaç kez bindi. Ardından atlı karıncaya ve diğer elektronik araçlara bindi, bunlara binmeyi çok seviyor, zaten daha önce de dediğim gibi, jetonları yuvalarına hep Öykü atıyor. Atlı karıncaya binmeye gidiyoruz dediğimde, çok ama çok seviniyor, sevincini görmek herşeye değer...

Bayramın ilk günü, rahmetli Barış Manço'nun " Bugün bayram, erken kalkın çocuklar, giyinin en güzel elbiseleri...." adlı şarkısını söyleyerek, kızımı uyandırdım. Zaten her bayram, mutlaka bu şarkı aklımda olur, kendi kendime defalarca söylerim. Kızım da öğrendi ve oda söylüyor, çok severek. Yeni bayramlıklarımızı giyerek, babaannelere gittik. Evde, bayramlarını nasıl kutlayacağımızı, ellerini nasıl öpeceğini göstermiştik, Öykü de maşallah aynısını yaptı, fakat, bizim öğretmediğimiz, el öptükten sonra avcunu açıp, para istemek oldu :) Büyükbabadan harçlığını alınca, babaannenin elini öptü ve " hani para" dedi, evde bulunan herkesin bu çok hoşuna gitti. Halalarımız, biz, herkes babaannede toplandık, keyifli bir sohbetten sonra, herkes dağıldı. Babamız, ben ve Öykü, Abidinpaşa'ya, önce, amcaoğlu Hüseyinlere, ardından da amcamız Muzaffer amcaya ve ardından da dayımız Hacı Dayıya gittik, burada da çok keyifli anlar geçirdik, Hüseyinlerde ve Muzaffer amcalarda bulunan salıncağı kızım çok sevdi, hiç inmek istemedi, oturduğumuz süre boyunca, oda salıncağa bindi, eve bir salıncak almak gerek:) Daha sonra Cennet teyzemlere, ardından da daha çok otururuz diye en sona ananeye gittik. Ananede teyzelerini gören kızım çok sevindi, Yunus amcamlar da ordalardı ve herkes çok güzel bir akşam geçirdi. Akşamın en büyük özelliği ise, Öykü'nün, Nurhan teyzesinin telefon konuşmasını taklit etmesi oldu. Bu arada, Öykü, telefonda konuşma taklidi yapıyor, biz öğretmedik, nereden öğrendi yada gördü bilmiyorum ama aynen şöyle: " Adamım, nasılsın, sen çok kötüsün, sana puhhh" diyor ve telefonu kapatıyor, öyle güzel yapıyorki, herkes çok gülüyor..

Bayramın ikinci günü, Babamızın halası Satı Halalara gittik. Kızlar yine çok güzel yiyecekler hazırlamışlardı. Ve günün önemli özelliği ise, İbrahim'in sözlüsünün ilk kez bu eve gelmesiydi:) Öykü, yine her zamanki gibi giderken arabada uyuyakalmıştı, oraya gidince uyandı, Selda ablasının makyaj malzemelerini karıştırdı, hatta bir ara yalnız kalan kızım, kulak çöplerini bulmuş ve hepsini dökerek, oynuyordu:) Babamızın halasından sonra, sıra Öykü'nün halasına geldi. Dönüşte Hülya Halamıza geçtik, Öykü yine arabada uyuduğu için, Öykü ile ben evimizde beklerken, herkes haladaydı, Öykü uyanınca bizde geçtik, ardından İbrahim ile sözlüsü Tuğra akşamımıza renk kattı. Bize gelerek,güzel sohbetli, Öykünün yaramazlıklarıyla dolu bir akşam daha geçirerek, bayramımızın ikinci günü de geçmiş oldu.

Bayramın üçüncü günü öğleden önce Bahar halamıza, ardından da, Yunum amcamlara gittik. Yunus amcamlarda, merdiven dışında biryere oturamasam da, (Öykücük, oraya gidince, merdiven inip çıkar, hiç oturmaz) güzel vakit geçirdik. Oğuz la da yine zaman zaman kapışsalarda güzel vakit geçirdiler, Ardından evimize gelip, misafir ağırladık, ilk gelenler Babamızın dayısı Hacı dayı ve ailesi oldu, ardından Hüseyinler ikizlerle birlikte geldiler. Ardından da, toplu bir misafir vardı, nasıl ağırladım hala şaşıyorum, gerçi görümcelerimin faydası çok oldu, misafirlerim: Babaanneler, Anananeler,Erhanlar, Hülya Halalar, Bahar Halalar ve Satı Halalar yani toplam evde 20 kişi vardı, çok yorucu ama çokta hoş bir akşamdı.

Bayramın dördüncü günü, Nurhan ve Nesliş teyzemiz bize geldiler, Onlarla birlikte akşama, Özgürlere gittik, orada Erhan dayımızda vardı. Efe'ye gideceğimizi öğrenen Öykü, çok mutlu oldu. Sürekli Efeye gideceğiz deyip durdu. Orada da çok hoş sohbetli bir akşam geçirdikten sonra evimize döndük ve bayramımız böylece bitmiş oldu.

Ertesi gün, babamız evde, anne işteydi. Sabah uyanıpta, anneyi yanında göremeyen kızım, çok ağlamış, hemen beni aradılar, telefonda, akşama geleceğimi, onu çok sevdiğimi söyleyince, ağlaması kesildi ve Öykü de beni çok özlediğini ve sevdiğini söyledi güzel kızım. Akşam çok zor oldu, evimize gelince, kızıma kavuşmak çok güzeldi...

Boş kaldığımız anlarda çeşitli aktivitelerimiz oldu. Bunları daha sonra vakit bulduğumda yazacağım..

0 yorum:

Yorum Gönder