4 Ocak 2009 Pazar akşamı, dünya güzeli Zeynep Ela’mız dünyaya geldi. Hala olmak çok ama çok güzelmiş. Öykü’ye bakınca, ne kadarda büyüdüğünü gördüm. Zaman ne çabuk geçmiş, daha dün gibi, Öykü’mün doğduğu an, emdiği an, mutluluğu, huzuru….
Ben Ela’yı her kucağıma alışımda Öykü çok kıskandı, onu bırak, beni kucağına al deyip durdu, bana küstü, demek ki henüz kardeşe hazır değiliz.
Akşam, dayımıza giderken, Öykü’me kırmızı ve yeşil ışıkları öğrettim. Zaten renkleri biliyordu. Şimdi kızım, kırmızı ışıkta ne yapılır deyince “ dururuz”, yeşil ışıkta ne yapılır diye sorunca da “ geçeriz” diyor.
Dayısın da, Yunus amcasını da gördü, onunla yakalamaca oynadılar, gülüştüler, eğlendiler. “ Anne, ben Yunus amcaların evine gidicem, orada merdiven çıkıcam” deyip durdu, başka
zaman gideriz diyerek oyaladım.
Gece yatarken, loş ışıkta, ellerimizin gölgeleriyle oynadık,bu oyun Öykü’nün çok hoşuna gitti. Ellerimizle kuş yaptık, köpek yaptık. Parmaklarımızı saydık. İki gecedir, önce Öykü, masalları okuyor bana. Masal kitabında, kahramanlar neler yapıyorsa, resimlerden anlatıyor bana:) Ardından, kitaptan bir bölüm seçiyor, anne burayı oku diyor.
Sabah uyandığında,
Öykü: -Anne ben nereye gidecem
Anne: - Babaanneye bitanem
Öykü: - O zaman sende işe gidicen
Anne : - Evet annem,
Öykü : - Beni yalnız bırakama..
Anne : - Seni yalnız bırakmıyorum ki bitanem, seni çok seven babaannenle olacaksın.
Öykü : - Sana izin vermiyorum, işe gitme…
Anne : …………….
Sonunda izin alarak, öpüşüp, koklaşarak, işe geldim.
Hafta sonu aldığımız kırmızı çizmelerini çok seviyor. Kendi tek başına giymeyi de öğrendi. Sürekli, gidip, çizmelerini giyiyor, kızım çizmelerle halıya basılmaz deyince de, sadece kapının önünde giyiyor, zıplıyor, hatta asker yürüyüşü, postacı yürüyüşü vs. yürüyüş taklitleri yapıyoruz, çok hoşuna gidiyor. Bugünler de en çok oynadığı oyuncakları: Oyun hamurları ve legoları. Özellikle, legolarını çok seviyor, koltuk, merdiven, ev yaptırıyor yada yapıyor. Babamızın aldığı mutfak setlerini de ayrıca çok seviyor. Yemek pişiriyor, bulaşık yıkıyor, buzdolabına yiyecek koyuyor vs... Oyuncaklar, gerçekten, bir çocuğun gelişimi açısından çok önemli gerçekten..
Akşamları işten eve gelince, bana sarılıp “ anne, seni çok özledim” demesi varki, içim gidiyor. Canımın içinin, özellikle, konuşması, o tatlı dili, hani derler ya, “ ağzından bal damlıyor” aynen öyle, Öykü’mün her konuşması, her hali, beni çok ama çok mutlu ediyor. Allah bu mutlulukları herkese yaşatsın..

0 yorum:
Yorum Gönder