RSS

Hafta sonumuz

Cuma günü akşamı, Yunus Amcamlara gittik. Evlerinin dubleks olması ve merdivenli olmasından dolayı, Öykü, her zamanki gibi yine merdivenlerden inip inip çıktı. Önceki gittiğimizde oynadığı oyunu unutmamış, oyuncakları tek tek alıp aşağıya indiriyor, sonra “ ben bunlayı yeyine koyum” diyerek, tek tek oyuncakları alıp yukarı çıkıyor. Merdivenlerden inip çıkmayı çok seviyor, hatta ertesi gün yine, anne, Yunus Amcalara gidelim bile diyor…

Cumartesi günü de, yine gezme günümüzdü, Nurhan teyzesinin geleceğini bildiğimiz için, bütün aile annemlerde toplandık. Yunus amcamlarda vardı ve çok kalabalıktık. Öykü, ananesine çıktığında uyuyordu, uyandığında Ela’yı gördü, Öykü’yü kıskandırmamak için, Ela’yı, Öykü uyurken sevebildim, bilemiyorum, benim kızım çok kıskanç, ikinci bebekte ne yapacağız diye düşünüyorum, gerçi böyle bir durum olursa, sanırım yavaş yavaş alıştırırım kardeş fikrine, buna zamanla bakacağız : ) Nurhan teyzesi gelince, bir sevinç, bir sevinç anlatamam, “ seni çokk özledim” diye sarılmalar, teyzeye kur yapmalar neler neler. Tabi aynısını bu sefer akşam Yunus amcama da yaptı. Kendini sevdirmeyi çok güzel beceriyor. Cumartesi ananeye gitmeden önce, karşı komşumuz olan Hülya halasına gitmişti. Hülya halasının mutfağına girerek, “ buyalayda çilek vaymı” diye sormuş, halası da olmadığını söyleyince, mutfakta karpuzu görmüş, “ aaa, kaypuz,, tadı çok lezzetli oluy, ben bundan yiyebiliymiyim” diye sormuş, tabi üç dilimi mideye indirmiş, eve geldi, bana diyorki “ anne, ben Hülya halamda, üç dilim kaypuz yedim” afiyet bal şeker olsun kızıma..Halası hayret ediyor, karpuzun lezzetli olduğunu, geçen seneden beri unutmadığına, konuşmasına….…

Pazar günü de, sabahtan Oğuz geldi, Oğuz’la oynadılar. Benimle evcilik oynamayı çok seviyor, “ anne, beyabey oyun oynayalımmı” diye soruyor, benimle oynarken de kimseyi istemiyor, Oğuz’u, babayı bile.. İkimiz oynayacağız, yemek yapacağız, kek yapacağız vs… Oğuzla oynarlarken, işlerimi bitirdim, daha sonra, Oğuz, Öykü ve Pınar, dışarıda biraz oynadılar, akşam babaannesinin doğum gününü bizde kutladık (daha doğrusu kimsenin haberi yoktu, sürpriz yapacaktık) yalnız bitanem, nerden duyduysa, (sanırım ben Bahar halasına söylerken duydu), hemen salona koşup, “ iyiki doğdun babaannecim” dedi… Tabi herkes şaşırdı.. Olan benim süprizime oldu ama Öykü’nün bu yaptığı da daha güzel oldu. Babaannesi çok mutlu oldu.. Pastayı önce yine kendi üfledi, sonra Oğuz, sonra da babaanne : )

Öykü, bu aralar, en çok evcilik oynamayı,banyo yapmayı, Madagaskar’ı izlemeyi, hayvanlarla oynamayı,parka gitmeyi, dışarıda oynamayı seviyor. Hafta sonu aktivitelerimizden biri de hayvanları eşleştirmek oldu.Aynı hayvanları bulduk ve adlarını söyledik. Maşallah, hepsini de biliyor ve birleştiriyor. Balıklar suda yaşarlar, ayılar, aslanlar vs.. ormanda yaşarlar…..
Masal kitaplarımıza düşkünlüğümüz devam ediyor, yalnız bana okutmuyor, resimlerden kendisi, aynı benim ona okuduğum gibi okuyor, ben masal bitince “ masalda burada bitmiş” diyorum ve aynı ses tonlamasıyla, Öykü de aynı şeyi yapıyor, masalı bitince..
Saklambaç, yakalamaca en sevdiği oyunlardan..
Bebek olmayı çok seviyor. Inga, ınga yapıyor, anne beni kucağına al diyor, bana süt ver diyor: )
Bu aralar çok geç yatıyor,ışıkları söndürmeme rağmen, önce kendi yatağına yatıyor, sonra “anne beni mutfağa götüy” diyor, hadiii mutfağa götüyorum, sandalyeye oturuyorum, Öykü kucağımda, biraz durunca,”anne simdi de oturma odasına götüy” diyor, bu seferde oraya, orada da biraz yattıktan sonra,”anne beni yatağıma götüy” diyor. Son durak yatağında uykuya dalıyor : )

Sinirlenince, dediği yapılmayınca, maalesef vuruyor, buna nasıl engel olacağımı bilemiyorum. Yaptığının yanlış olduğunu, vurmaması gerektiğini söylüyorum ama yine de aynı şeyi yapıyor.

Hülya halasına gidip, orada tavlanın pullarıyla oynamayı çok seviyor.
Bütün çocuklar gibi parka gitmeyi, kaymayı çok seviyor.Cumartesi öğleden önce parka gittik, fakat kaydıraklar ıslaktı, merdivenlerden inip inip çıktı, taşları kaydıraklardan attı, biraz sallandı bu şekilde eğlendi, Öykü yaşlarında bir çocuk daha geldi. “ Anne,bak bi çocuk daha geliyor” diyor bana. Çocuğa da, “ buyalaydan kayma, çünkü ıslak” diye de akıllar veriyor..

O kadar çok yazacak şey varki… Cümleleri, hareketleri, uyuması, uyanması, siniri, ağlaması, mutluluğu, yaramazlığı, yazdıkca yazılıyor ama biryerde de akla gelmiyor… Maşallah bitanem sana, annen ve baban seni çok seviyor..

0 yorum:

Yorum Gönder