RSS

Amasra....

Evetttt, nereden başlasam, ne yazsam bilmiyorum, anlatması uzun ama yaşadığımız keyif daha da büyük.
Gidelim, gitmeyelim, gidelim, gitmeyelim derken, Pazar sabahı erkenden Bartın’a yola çıktık. 3 saatlik bir yolculuktan sonra (Öykü, bu yolculuk boyunca hep uyudu) Bartın’da kızkardeşim Nurhan üniversitede okuduğu için onun oturduğu eve gittik.Nurhan ve diğer iki kız arkadaşı, Gamze de ordaydı ama biz gelince Ankara’ya döndü, sağolsunlar bizi çok güzel karşıladılar. Kahvaltımızın ardından, Nurhan teyzemizi de alarak, onun rehberliği eşliğinde : ) Amasra’ya gittik.




Plajı gören kızım, durur mu hiç. Daha biz yerleşmemiş, bavulu açmamışız, olduğumuz gibi arabadan iner inmez plaja gidiverdik, denizi, kumu çok seven kızım, oradan aldığımız kova küreklerle güzelce oynadı, suyun içine girdi, çıktı, mutluluğu yüzünden, gözlerinden okunuyordu güzel kızımın. Ama maalesef, ya güneş çarptı, ya su soğuktu, yada yediği dondurmadan artık bilemiyorum, gecesine rahatsızlandı, hala da öksürük ve burun tıkanıklığı devam ediyor. Plajdan çıktıktan sonra, tuttuğumuz eve yerleştik Şunu söyleyebilirim ki otelden daha rahattı. 7-8 yataklı bir evdi, yanımızda birsürü kişi gitseydi, rahat rahat kalırmışız








Akşama doğru, önce Çeşmi-Cihan’da balığımızı yedik, Öykü de zaten sürekli ben balık yemek istiyorum deyip duruyordu, çok beğenerek te yedi. Yemekten sonra Amasra turumuz başladı, önce çarşıyı gezdik, ahşaplarıyla ünlü olan bu yerden, kızımız ahşap oyuncakları görünce, hepsinden istedi, bizde mümkün olduğu kadarını aldık. Çok severek oynadı. Yeni aldırdığı çantanın içine de koydu, kimseye vermedi. Hatta, sabah uyanır uyanmaz da, denize bakan, teraslı balkonda bu oyuncaklarıyla oynadı :)




















Keyfine diyecek yoktu kızımın, benim makyaj malzemelerimle bir güzel makyaj yaptı, teyzesiyle terasta gezindi. Teyzesiyle çekindikleri resime baktıkca çok gülüyorum, ikisi de birbirine nasıl da benziyorlar, nasılda bakmışlar: )))










5 yorum:

Mine dedi ki...

Peri'cim,

Çok iyi yapmışsınız. Ben ve Sabri'de burayı çok merak ediyoruz.
Eminim ki Öykü değişik bir yerde, annesi, babası, teyzesi yanında çok mutlu olmuştur.

Resimlerden de mutluluk fışkırıyor :)

Çok öpüyorum !!

öykü özdemir dedi ki...

Mutlaka gidilip, görülmesi gereken bir yer. Tabi bilemiyorum, Ankara'da deniz olmadığı için, bize daha da cazip gelmiş olabilir ama gerçekten biz ordayken mutlu olduk, huzurlu bir ortam, yeşillik ve deniz.. Anlatmayla olmuyor gitmek gerek, umarım gidersiniz, hatta belki kim bilir birgün orada buluşuruz:))

Bende sizi çok öpüyorum canım..

Neslihan dedi ki...

Aaaaaaaaaaaa ben de oradaydım, inanmıyorum, nasıl gorusemedik, aynı yerlerdeymisiz hep, yuzyuze tanısma sansın kacırdık :(

öykü özdemir dedi ki...

Ne yalan söyleyim, hep aklımdaydın, gezdiğim yerlerde baktım bende..
Çünkü blogunda okumuştum, ama bizim gidip gitmeyeceğimiz belli olmadığı için sana haber veremedim.
Ama şimdi gerçekten bende üzüldüm. Keşke telefon numaranı alsaymışım da arasaymışım, oralarda biryerlerde buluşsaymışız :(

emel dedi ki...

bende amasrayı çok sevenlerdenim ve özellikle çakrazı. gittiğimizde çakrazda evde kalmıştık,aşağıya bahçeye inip domates, salatalık, yeşillik toplayıp kahvaltı yaparız. kaldığımız yerin sahibi bunu yapmamız için çok ısrar etmişti ve hala görüşürüz:) ama her akşam yemeğe çakrazdan amasraya gittik.özellikle çakraz amasra arası o süper manzara ve balık-salata nefistir. ah özledim şimdi bende gideyim, hatta hepberaber gidelimmm.

Yorum Gönder